PRESS RELEASES

13.02.2015

AE Arma-Elektropanç ile Suyu Akıllı Kullanan Binalar Mümkün

Türkiye’nin en güçlü teknik müteahhitlik şirketi AE Arma-Elektropanç, ülkenin Breeam sertifikasına sahip ilk eğitim kurumu olan Piri Reis Denizcilik Üniversitesi’nin projesinde kullandığı etkin çözümler ile tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetiminin mümkün olduğuna dikkat çekiyor.

Sürdürülebilir bir çevre yaklaşımı ile çalışmalarına yön veren AE Arma-Elektropanç, Uluslararası Dünya Su Günü’nde tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine dikkat çekiyor. Tüm şirketlerin ve bireylerin, tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimine katkısı olması gerektiğini anlatan AE Arma-Elektropanç Proje Müdürü Gürkan Şenbak, özellikle şirketlerin iş yapma biçimlerinde teknolojiyi kullanarak bu durumun mümkün kılınabileceğini belirtiyor.

 

Bir Su Verimlilik Projesi Örneği: Piri Reis Denizcilik Üniversitesi

Bu konuda Türkiye’de ve dünyada yapılan en büyük projelerden biri olarak AE Arma-Elektropanç’ın mekanik taahhütlüğünü yaptığı ve başarı ile tamamladığı ülkenin Bream sertifikasına sahip ilk eğitim kurumu olan Piri Reis Denizcilik Üniversitesi’nin projesini örnek gösteren Gürkan Şenbak, projenin detaylarını şöyle anlattı: “Projenin tüm kullanım suyu deniz suyundan elde edilirken, denizden alınan su ‘reverse ozmos’ olarak adlandırılan bir sistemde arıtılıp saf su haline getiriliyor. Arıtılan saf su ‘remineralizasyon’ sisteminden geçirilip suda bulunması gereken mineraller ile doyuruluyor. Bu sistem ile su arıtma temel olarak iki aşamadan oluşuyor. İlk aşamada arıtılacak su, bir takım ön temizleme işleminden geçiriliyor. Bu işlem sırasında katı parçalar olabildiğince sudan ayıklanıyor. İkinci aşamada su, pompalanarak yüksek basınçlara ulaştırılıyor ve sonra ayrıştırıcı zarlardan geçiriliyor. Ayrıştırıcı zarlar sayesinde suda bulunan tuzun çok büyük bir bölümü temizleniyor. Artık kullanım için hazır olan su sisteme gönderilerek, üniversitenin tüm kullanım suyu ihtiyacı karşılanmış oluyor. Projeden ayrıca kullanım suyunun tasarrufu için sensörlü lavabo bataryaları ve sensörlü rezervuar sistemleri kullanıldı.”

Üniversiteye ait tüm blokların çatılarından sifonik yağmur suyu toplama sistemi ile toplanan yağmur suyunun otomatik çok katmanlı kum filtresi ile filtrasyondan sonra depolanıp bir hidrofor sistemi ile bahçe sulama sistemine yönlendirildiğini anlatan Gürkan Şenbak, böylelikle bahçe sulama için doğal kaynaklar kullanılmış olup su sarfiyatında ciddi miktarda tasarruf edildiğini söyledi.

 

Su tüm dünya için kritik öneme sahip

Piri Reis Denizcilik Üniversitesi gibi projelerin Türkiye ve dünya için çok önemli olduğuna dikkat çeken Gürkan Şenbak, “Yaşamsal kaynaklarımızın en başında gelen su, artan nüfus, iklim değişiklikleri, kuraklık, çevre kirliliği ve bilinçsiz kullanım gibi sebeplerle azalmakta; ülkeleri su sıkıntısı tehdidiyle baş başa bırakmakta” diye konuştu.

Bilimsel araştırmaların, dünyada kişi başına su tüketiminin yılda 800 metreküp olduğunu ve bu durumun, dünya nüfusunun yüzde 20’sine karşılık gelen 1,4 insanı yeterli içme suyundan mahrum bıraktığına dikkat çeken Gürkan Şenbak, ayrıca 2,3 milyar insanın sağlıklı suya hasret yaşadığına, buna ek olarak, 2050 yılında su sıkıntısı çeken ülkelerin sayısının 54'e, bu şartlarda yaşamak zorunda kalan insanların sayısının 3,76 milyara yükseleceğini söyledi. 2050’de 9,4 milyar olması beklenen dünya nüfusunun yüzde 40'ının su sıkıntısı çekeceği ve bu sebeple kullanılan her damla suyun değerinin her geçen gün daha da arttığını anlatan Gürkan Şenbak, “Suyumuzu verimli kullanmanın en basit ve en etkili yolu, evlerimizde kullandığımız suları içme suyu ve içme suyu kalitesinde olmayan sular diye sınıflandırmaktır. Bu sayede içme suyu kalitesinde olmasına gerek olmayan suları geri kazanılmış sulardan kullanarak içme suyu tüketim oranımızı yarı yarıya azaltabiliriz. İçme suyu kalitesinde olmayan sulara örnek olarak tuvalet rezervuarları, çamaşır yıkama, bahçe sulama ve araba yıkama gibi kaba temizlik işlerini gösterebiliriz. Bu alanlarda kullandığımız suları geri kazanılmış sulardan elde edersek doğal su kaynaklarımızı korumuş oluruz” diyor.